#eşrefimahlukat
SONGÜL ÖDEN #eşrefimahlukat Sone’ye… Baykuş Küçük kız henüz doğmuştu… Küçük bile değildi yani. Mutsuz bir eve doğmuştu. Hüzünlü, kocaman gözlü ablaları vardı. Neye üzülmüşlerdi? Kim üzmüştü onları? Hiç erkek yoktu evde. Sanki biri…
SONGÜL ÖDEN #eşrefimahlukat Sone’ye… Baykuş Küçük kız henüz doğmuştu… Küçük bile değildi yani. Mutsuz bir eve doğmuştu. Hüzünlü, kocaman gözlü ablaları vardı. Neye üzülmüşlerdi? Kim üzmüştü onları? Hiç erkek yoktu evde. Sanki biri…
“Bu kadar görünmez olamam, değil mi?” Kadınların kafeslerin ardında sokağı izledikleri, varlıklarını duyurmadan yaşadıkları zamanların üstünden çok uzun yıllar geçti. Şimdi kadınlar sokakta, işyerinde, her yerde… Ama yine de onları görünmez kılan bir…
Doğan Kardeş Dizisi ile Türk edebiyatına renkli bir giriş…Türk öykücülüğünün en önemli yazarlarının öykülerinden yapılan seçmelerle hazırlanan Seçme Öyküler dizisinin yeni kitabı Ömer Seyfettin’den. Çocukların ve gençlerin, önemli yazarlarımızın en güzel öyküleriyle buluşmasını…
Ömer Seyfettin, Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olmakla bereber, Türk öykücülüğünün babası sayılmaktadır. Kendine özgü yazım dili ve anlatımıyla yazdığı öykülerle okuru hemen etkisi altına almaktadır. Kızılelma kitabında şu seçkin öyküler yer…
Edebiyat, Ömer Seyfettin için ateşli fikirlerini savunabileceği, keskin zekâsıyla oyunlar oynayabileceği bir mecradır. Her biri hem bir eleştiri hem bir öneri içeren “Bomba” ve “Pembe İncili Kaftan” gibi öncü metinlerin bir araya geldiği…
İlk hatam bu oldu. Sahteci olmak, her şeyi başkalarından almak ve kendinden hiçbir şey vermemek demektir. Hikâye bir polisiye gibi başlar: Sahte tablo ustası Gaspard Winckler, Paris’in eteklerinde bir stüdyodadır. Ellerinde finansörü Anatole…
Her yapıt bir başka yapıtın aynasıdır. Zengin koleksiyoner Hermann Raffke’nin özel koleksiyonundan oluşan sergi, öngörülenin aksine, sanat dünyasında olay yaratır: İnsanlar dört bir yandan apar topar bu sergiyi görmeye koşar. Durum izdihama varınca,…
Bu kitapta tam 11 öykü var. Tabanda dostluk, kardeşlik ilişkilerini sürdüren bir halkın, yaygınlaşan ulusçuluk akımları, dil, din ayrılıkları nedeniyle birbirine düşmelerinin öyküleri bunlar. Hem de Makedonyalıların yaşadıklarından alınmış örneklerin sergilendiği, Makedonya doğumlu…
“Hayat bir oyunmuş, hep öyle diyorlar ya. Oyun içinde oyun oynamak… yaptığımız bu. Herkes kendince, hayatta kalabilmek için gerekli silahları bulmuş ya da onlara baştan verilmiş. Benim sadece kitaplarım var. Annem, bu kitaplar…
Çoğumuz çocukluğa dair tek bir anıya sarılırız bazen. Bir gün, bir kişi, bir olay… Bütün çocukluğumuzu onun çevresinde öreriz. Hani çocukken bir yerimiz yara olduğunda tentürdiyot sürerlerdi üstüne, sonra da yanmasın diye üflerlerdi….
Kurttan korkusu olmayan Ölmüş Eşek’in Tahtalıköy’den yeryüzündeki arkadaşı Eşekarısı’na yazdığı mektuplar. Sevgili Eşekarısı,Mektubumu alınca şaşıracaksın. Biz onu çoktan nalları dikti biliyorduk, yine hangi ahırdan çıktı diye afallayacaksın. Hiç şaşma, Tahtalıköy’deyim. Sana bu mektubumu…
“Yoksullar Geliyor”, klasik öykünün kalıplarını bozarak yeni bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun dördüncü kitabı. “Orhan Duru’nun “Yoksullar Geliyor” yapıtı da –son yılların en parıltılı kitabı budur–…
Orhan Duru’nun üçüncü öykü kitabı “Ağır İşçiler” (1974) yeni bir editörlükle Yapı Kredi Yayınları’nda “Ağır İşçiler”, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun…
Necati Cumali “Revizyonist” adlı eserinde Yugoslavya, Bulgaristan, Sovyet Rusya, İran, Birleşik Amerika, Yunanistan, İtalya, Fransa, Hollanda gezilerinin kendisine kazandırdığı yirmiyedi öyküsünü bir araya getiriyor; böylelikle edebiyatımızın alanını yaşadığı ülkülere yayıyor. Bu öyküleri okurken…
Aura, çağdaş Latin Amerika edebiyatının başyapıtlarında Artemio Cruz’ın Ölümü ve Terra Nostra’nın yazarı Carlos Fuentes’in en güzel anlatılarından biri. Genç tarihçi Felipe Montero’nun, yeşil gözlü Auraya sevdalanışını anlatıyor Fuentes.
Pek çok Latin Amerikalı yazar gibi, Carlos Fuentes de, yazılarından ve düşüncelerinden dolayı ülkesinden uzaklarda sürgün hayatı yaşamıştı. Onu okurlarımız ilk kez “Artemio Cruz’un Ölümü” adlı başyapıtıyla tanımışlardı. Daha sonra “Deri Değiştirmek”, “Sefer”…
Ve hayat belki de şu anda birilerine yeni, hiç tecrübe edilmemiş ve nasıl bir neticeye varacağı kestirilemeyen yeni cilveler hazırlıyor. Bunu düşünmek bile hayat denen maceranın hakikaten macera olduğuna inanmama kâfi geliyor. “Yedi…
“Muhtelif Evhamlar Kitabı” Yeni bir yazardan yeni öyküler… Muhtelif Evhamlar Kitabı “Ne diyeyim, huzur tuhaf şey arkadaş, ancak kaybedecek bir şeyin kalmadığında gelip seni buluyor.” Ömür İklim Demir, kalbini yalnızlıkla terbiye eden insanları,…
Siddhartha ve Bozkırkurdu gibi yapıtlarıyla büyük üne erişen Hermann Hesse, insanları kendi yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran ve Doğu gizemciliğini yücelten eserleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşmış, 1946’da Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülmüştü. Yazar,…
Orhan Veli’nin hikâyeleri, 1947–50 yılları arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikâyeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyan’dan “serbest” olarak çevirdiği hikâyesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde (1952) yayımlanmıştı. Hikâyeler ilk kez ayrı…
Ben dinledikçe onlar anlatıyorlardı. Parasızlık çekiyorlardı, çocukları üniversiteyi kazansın istiyorlardı, işlerinden kovuluyorlar, birbirlerine kazık atıyorlar, ihbar ediyorlar, çalıyorlardı; kimileri kaçaktı, kimileri şantaj yapacak malzeme arıyordu, birbirlerini dolandırıyorlar, her yenilginin acısını daha büyük bir…
Twain’in kadın erkek ilişkilerinin evrensel değişmezlerini tadına doyulmaz bir mizah duygusuyla kaleme aldığı “Âdem’le Havva’nın Güncesi” aynı zamanda gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinden biri. Bu derleme “Âdem’le Havva’nın Güncesi”nin yanı sıra Twain’in…
KAŞAĞI Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin hazin şırıltısını duyardık. Evimiz iç çitin büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi. Annem İstanbul’a gittiği için benden bir yaş küçük kardeşim Hasan’la artık…
Ses -I- Bizi Beyşehir’den Konya’ya götüren kamyon, Barsakderesi dedikleri bir boğazda sakatlandı. Şoför ve muavini motör kapaklarını açtılar. Oturdukları minderi kaldırıp onun altından çıkardıkları bir sürü alet ve edevatı ortaya döktüler. Ondan sonra…