Unutma yetisini kaybetmenin siyah mermerden yapılmış kaskatı bir levha haline getirdiği hayatım bundan otuz küsur yıl önce altüst oldu. Bir gece sabaha karşı bir saatte annemin uyurgezer olduğunu fark ettim. Ama hayatım annem uyurgezer olduğu için değil, annemin uyur halde gezerken bana söylediği şey yüzünden altüst oldu. Annem o gece benliğime öyle bir darbe indirdi ki, bir daha yaşadığım hiçbir şeyi unutamadım.

Annemin annesinden nefret etmesi gibi, ben de annemden nefret mi ediyorum, bu yüzden mi E.’den kopamıyorum, bağımsız bir Şehnaz olamıyorum diye kendime soruyordum. Cevaplarından korktuğum sorulardı bunlar.

Unutamayan bir belleğin kişisel muhasebesi, hayata rengini veren otuz yıllık güçlü bir aşkın anatomisi ve bir ülkenin toplumsal panoraması.

Annesinin uyurgezerliği bilinçdışının labirentlerinde kaybolduğu sanılan aile sırlarını açığa çıkarırken buna tanık olan Şehnaz’ın belleği unutma yetisini kaybeder. Öğrendiği sırlar sadece aile sırları değildir, Osmanlı’dan günümüze uzanan toplumsal ve trajik bir kadınlık durumudur. Ekonomi profesörü Şehnaz kadınların yüzyıllardır süren yok-hayatlarını sorgularken erkeklerin hayattan erken çekildiği kadıncıl ailesinin var olma sürecini bir akademisyen gözüyle ele alır. Kişisel muhasebesini yaparken toplumsal normlara uymayan otuz yıllık aşkının zehirli yanlarıyla yüzleşir, bu sırada aklında bir başka kadın, büyük aşkı E.’nin karısı Eyşan vardır.

Annemin Uyurgezer Geceleri, bireysel hatıraların nasıl toplumsal hafızaya dönüştüğünü güçlü bir edebiyat diliyle sorgularken okurları bu ülkede kadın olmanın düşünmekten kaçındığımız gerçeğini de düşünmeye zorluyor.


ANNEMİN UYURGEZER GECELERİ
AYFER TUNÇ

Prolog ya da Asıl Hikâyeden Önce

Unutma yetisini kaybetmenin siyah mermerden yapılmış kaskatı bir levha haline getirdiği hayatım bundan otuz küsur yıl önce altüst oldu. Bir gece sabaha karşı bir saatte annemin uyurgezer olduğunu fark ettim. Ama hayatım annem uyurgezer olduğu için değil, annemin uyur halde gezerken bana söylediği şey yüzünden altüst oldu. Annem o gece benliğime öyle bir darbe indirdi ki, bir daha yaşadığım hiçbir şeyi unutamadım.

Söylediği, insanı intihara sürükleyecek kadar umutsuz, korkunç ya da az rastlanır bir şey değildi, psikolojik yükü çok ağır olmakla birlikte sık rastlanan bir durumdu, birilerinin başına gelmişti, hep geliyordu. Ama benim başıma da gelmiş olması beni çok sarstı. Unutamamak sorunum da böyle başladı. Unutamamak insan bünyesine o kadar aykırı bir edimdi ki, hayatımı aşırı çoğalttı, otuz yılda otuz hayat yaşamışım gibi yoğunlaştırdı.

Annemin ilk uyurgezer gecesinin bende yarattığı şok hiçbir şeyi unutamadığımı hemen fark etmemi engelledi. Durumumla barıştıktan sonra gerekli gereksiz her şeyi hatırladığımı ama unutmak istediklerimi unutamadığımı fark ettim. Unutamıyordum. Belleğim adeta dev bir makine gibi çalışıyordu. Geçmişte yaşadığım bir olayı sanki yüksek çözünürlüklü bir televizyonda, bazen Hint filmleri kadar parlak, aşırı renkli ve coşkulu, bazen de grenli siyah-beyaz, sessiz bir film seyredermişim gibi hatırlamam için belleğimin canının istemesi yetiyordu.

Başlangıçta bu yeni ve güçlü belleğimden memnundum, fakültedekilerin hatırlayamadıkları şeyleri bana sormaları hoşuma gidiyordu. Ama sorun şuydu ki gözlerimin önünde akan filmi istediğim zaman durduramıyordum. Kafam durmuyordu, silmiyordu, görüntüleri yok etmiyordu; adeta bir David Lynch filmine dönüşen hatıralar bitmeyen bir çağrışım zinciri halinde gözlerimin önünde akmaya devam ediyordu; o anıdan bu anıya, o olaydan bu olaya, o cümleden bu cümleye geçiyordu. Zihnimin bu görüntüleri bana neden hatırlattığını anlamaya çalışmaktan bunalıp unutmak istediğim şeyleri unutamayınca unutmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anladım ve Borges’in hiçbir şeyi unutamadığı için düşünme yetisini kaybeden karakteri Funes’e benzeyeceğimden korktum.

Funes tümüyle kurmaca bir karakter değildi. Borges’in Funes’i gerçek bir olaydan esinlenerek yarattığını okumuştum, dolayısıyla benim de bir Funes olma ihtimalim vardı. Oysa unutmak insan beyninin hayatı sürdürebilmek için bulduğu en muhteşem çözümdü ve Funes gibi ben de bu çözümden mahrumdum. Bazen kokuları, tatları, hatta dokunmanın verdiği hissi de hatırlıyordum; bu da o ânı bir daha yaşıyormuşum gibi gerçek kılıyordu. En çok bundan acı duyuyordum; en güzel, en zevkli, en mutlu anlar bile olsa beni üzüyordu çünkü gerçek olmadığını, sadece bir hatırlama olduğunu biliyordum. Geçmiş güzellikleri hatırlamak mutlu etmiyordu insanı, aksine bir daha yaşanmayacağını bilmenin hüznüyle dolduruyordu.

Kısa süreli belleğim normaldi, pek olağanüstü tarafı yoktu, yakın geçmişte olanları herkes kadar, belki herkesten biraz daha detaylı hatırlıyordum. Buna karşılık uzun süreli belleğim fazla güçlüydü, yaşadığım her şey zihnimde kaya gibi sağlam duruyordu. Mesela hiçbir şeyi unutamadığımı fark ettiğim sırada henüz yirmi beş yaşında olan gencecik zihnimle güneş gözlüğümü az önce nerede bıraktığımı hatırlayamazken, gözlüğün optikçilerde değil eczanelerde satılan bir ürün olduğu zamanlarda, annemin beyaz kemik çerçeveli Cartier gözlüğünü Kadıköy Altıyol’da (…) aldığımızı; annemin o gün yirmiye yakın çerçeve denediğini; (…) annemin kalem etekli bej rengi elbisesinin üstüne kiremit rengi ceket giydiğini; anneme kahverenginin bu sıcak tonlarının çok yakıştığını (…) hatırlıyordum.


    Kitaptan tadımlık bir bölümü okumak için aşağıdaki PDF bağlantısına tıklayın.

    PDF indir
    "

    Annemin Uyurgezer Geceleri kitabının ön okuması bu kadar. Kitabı beğendiysen senin için en uygun fiyatlı satın alma seçeneklerini listeledik.

    amazon D&R

    beğendiniz mi?

    Annemin Uyurgezer Geceleri (2025)

    Annemin Uyurgezer Geceleri

    ★ Çok Satan ❤ Popüler Roman
    Yazar: Ayfer Tunç  
    İlk Basım: 2025
    Yayınevi: Can Yayınları  

    ISBN 9789750766329
    Ürün Adı Annemin Uyurgezer Geceleri
    Yazar Ayfer Tunç
    Yayınevi Can Yayınları
    Dizi Çağdaş
    Alt Dizi Türk Edebiyatı
    Kategori Edebiyat
    Tür Roman
    Ürün Formu Kitap
    Eser Formatı Karton Kapak
    Ebat 12,5x19,5 cm
    Sayfa Sayısı 440
    Ürün Detay Silme Kapak, Siyah-Beyaz
    Arka Kapak Fiyatı 425 TL
    Baskı Sayısı 4 .Baskı
    Hedef Kitle Yetişkin
    Etiketler #aşk#aile#geçmiş#kimlik#bellek#unutma#akademi#türkiye#uyurgezer
    İlk Baskı Tarihi Kasım 2025
    İlk Yayın Tarihi 2025
    Eser Dili Türkçe
    Dizi Editörü Abdullah Ezik
    Düzelti Ebru Aydın, Aylin Samancı Elmasdağ
    Mizanpaj Bahar Kuru Yerek
    Sanat Yönetmeni Utku Lomlu / Lom Creative
    Kapak Tasarımı Utku Lomlu / Lom Creative