Araz
“Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren. Demem o…
“Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiçbir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde ki ben en çok onları duydum. Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiçbir özlem kalmayacak dönüşleri emziren. Demem o…
Artık hatırlanmaya değecek kadar bile kalmadın. Seni unutmak hakkım! Unutkan biri değilimdir ama sen bende hatırlanacak hiçbir şey bırakmadın. Benim unutulmuşum olmak bile güzeldir, bil. Aşk mı? Aramızda kaldı; içimizde değil… Yanlış aşkta…
XX. yüzyıl düşünce ve edebiyat dünyasının kuşkusuz en etkili adlarından biri olan Albert Camus, gerek Başkaldıran İnsan ve Sisifos Söyleni gibi felsefi kitaplarında, gerek Yabancı, Veba, Sürgün ve Krallık gibi edebî yapıtlarında, insanın…
Cinayet işlemek bizi insan değil, katil yapar. Bu duygudan haz almak ilkelliktir. Körebe lakaplı seri katil, 2012 yılında işlediği on iki cinayetin ardından kayıplara karışmıştır. Kurbanlarını çocuk tacizcileri arasından seçen Körebe, yeniden öldürmeye…
“Yaşama anlam kazandıracak tek şey varsa o da sevgidir. Şöyle ki: Biz ne kadar sevebilir, ne kadar özveride bulunma gücünü gösterebilirsek, yaşamımız o ölçüde anlam kazanır” diyen Hesse’nin yapıtından oluşturulan “Sevebilen Mutludur” adlı…
Camus’nün 1938’de tamamladığı ancak 1960’ta bir araba kazasında ölümünden on yıl sonra, 1970’te basılan bu kitabı, kendi yaşamından altı ana öykü etrafında biçimlenir: Parlak oyunun öyküsü. Lüks. Yoksul mahallenin öyküsü. Annenin ölümü. “Dünyanın…
Jack London’ın 1907’de yayımlanan Demir Ökçe adlı eseri, modern karşı-ütopyacı romanların ilki sayılır. Totaliter ve baskıcı sistemdeki toplumu tanımlamak için kullanılan karşı-ütopya kavramı, bu kitapta, ABD’de oligarşik bir tiranlığın yükselişinde yansıyor. George Orwell’in…
Hermann Hesse’nin kendi yaşamöyküsüyle de paralellikler taşıyan Çarklar Arasında’nın kahramanı Hans Giebenrath, Almanya’nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. İçedönük ama çok yetenekli bir genç olan Hans, devletin açtığı yatılı okul sınavına kasabadan gösterilebilecek tek…
Konstantiniyye… İhtişamlı surlarının karanlık diplerinde cinayetler işlenen, otobanlarında siyasetçilerin suikastlara kurban gittiği, açlıktan çocukların dilendiği, gecekondularında kadınların sessiz sedasız öldürüldüğü, yalılarında yüzyıllık zenginliğin cömertçe seyre çıkarıldığı ve güzelliğiyle Divan şairlerine yüzlerce şehrengiz yazdıran,…
Gülden Kale Düştü, küçüldükçe daha da karmaşık hale gelen dünyaya bir Anadolu kentinden bakıyor. Roman, modern hayatın karmaşasından sıkılıp kendi kozasına çekilerek yalnızlığı tercih eden bir yazann, kimi zaman yaşama bakışım, kimi zaman…
“Ahmet Karcılılar, Yağmur Hüznü adlı ilk romanıyla edebiyat dünyasına şaşırtıcı bir giriş yaptı: karşımızda usta bir romancı var. (..)Karcılılar, hiçbir romancıda görmediğim bir anlatım biçimi uyguluyor. Anlattığı her şeyi bütün ayrıntılarıyla betimliyor, kalemini…
“Tabii ki birebir aynısı değildi; Marat’nın başındaki sargı, küvetteki örtüler, yandaki küçük masa, sağ elindeki tüy kalem, sol elindeki kağıt yoktu Fikret’te ama gözlerinin aralık olmasından mı, yeşil duş perdelerinden mi, o küçük…
“Ama biz bulmuştuk birbirimizi, sen istemedin beni (!..) Anlamıyorsun! Bir kadın olarak, gelip geçici bir aşk olarak beni bulmandan söz etmiyorum. Binyıllırdır birbirimizi arıyoruz biz. Binyıllardır parçalanmış ruhumuzu bir araya getirmek, tamamlamak için…
Amerikan edebiyatının büyük ustalarından Jack London’ın unutulmaz romanı Vahşetin Çağrısı hemen hemen tüm dillere çevrilmiş, gerçek anlamda bir klasik niteliği kazanmıştır.Dünya edebiyatında kendi kendini yetiştiren yazarların en yetkin örneklerinden biri olan Jack London,…
“Henüz Bitmedi. Ama Bu Bir Başlangıç.” Damızlık Kızın Öyküsü’nde isyan var. Teyzeler, Damızlık Kızlar ve onların kızları, canları pahasına savaşıp Duvar’ı yıkarak totaliter Gilead rejimini tarihin derinliklerine gömüyorlar. Ve Ahitler yazılıyor: Köleleştirilmiş kadınların…
Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca XX. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Çağının önde gelen düşünürlerinden Nobel ödüllü yazar…
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır…
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiiri sembolist bir ifade üzerine kurulmuştur. Aynı anlatım tarzı romanlarına da zaman zaman sirayet eder. Ancak muhteva açısından metafizik eğilimleri ile estetik endişelerini şiire ayırdığı halde, sosyal temalar için nesri…
1942’de yayımlanan Yabancı, romanca, tiyatro yazarı ve düşünür olarak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yalnız Fransa’da değil tüm dünyada kuşağının sözcüsü ve yol göstericisi olarak kabul edilen Albert Camus’nün, ilk ve en çok ses…
Jack London’un yapıtları görkemli ve sürekli bir destandan alınma sürükleyici serüven parçaları gibidir. Issız tropik adaların balta girmemiş ormanlarında, kelle avcıları arasında geçen bir aşk ve serüven romanı olan “Dehşet Ülkesi”nde, yine Jack…
Beyaz Diş, doğa, hayvan ve insan üzerine yazılmış bir eserdir. Tek Göz adlı bir köpekle, Dişi Kurt Kische’nin melez yavrusu olarak bir mağarada doğan ve babası bir vaşak tarafından öldürülen Beyaz Diş’in dünyasında…
1982 Nobel Edebiyat Ödüllü, Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez’in 1967 yılında Meksika’ya ilk gidişinde yazdığı başyapıtı; (İspanyolca Cien años de soledad). Yazar çocukluğunun geçtiği Aracataca’yı Macondo adıyla fantastik bir kurguyla sunmuştur ve amacını…
İnsanlığı ve toplum kavramın anlatan en güzel eserlerden biridir Sineklerin Tanrısı. Kendi medeniyetlerini oluşturan çocukları ve zamanla her sistemde olduğu gibi farklı seslerin çıkmasını çocuklar üstünden anlatmıştır. Toplum içinde yaşayan insanın davranışlarının neye…
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin belki de en bilinen eseri olan Suç ve Ceza’da itiraf, toplum mühendisliği, pişmanlık, tedirginlik ile harmanlanarak devlet dairelerini, sistemleri, insanları ve siyasi düzeni sorguluyor. Suç ve ceza kavramlarını derinlemesine irdeleyen…